Sıkça Sorulan Sorular Üzerine Düşünürken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sıkça Sorulan Sorular Üzerine Düşünürken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2012 Çarşamba

YER DE GÖK DE YERİDİR İNSANî ANLAYIŞIN


Yerin doğrusu ile göğün doğrusu çelişmez.

Yer ve gök mecazdır, kelimedir o kadar.

Yeri göğü anlayış; gökten yağan ve yerden biten işaretleri, kitabı ve dünyayı, insanı ve hayvanı, maddeyi ve kavramı anlayış kendini hakikate açış işidir.

Hakikate hakikatten itirazla, yani hayatın söylediklerinden itirazla açılırız. Ezberlenmiş tecrübe ya da yorum ile değil.

Yorum yorumlara ışık tutar, yol açar. Hayat itiraz eder: Düzeltirsin. Düzelttiğin yine bir yerde takılır.

Bu iş böyle. Kolayı yok.

Hayatsızlık hiç mi hiç hakikatlilk değil!

6 Mayıs 2012 Pazar

Ezber Hırkasının Dikişini Sök, Terbiye Edilmiş Keçeye Bürün! Karşında Olanın Derdinden Konuş!



"Doğu, kurumuş ırmağına bir dil ararken"
Enis Diker ("Kum Hep Kum")







Doğunun dili de gönlü de kayıp.

"Çağımızın Mevlânâları"na bakıyorum: Ne cihanşümûller, ne de karşılarında olanın dili gönüllerinde.

Kendi ızdıraplarından konuşuyorlar, düşmanlarının ızdıraplarından bile değil.

Doğu dilini bulacak: Olan'ı büyüterek değil, ufkunu büyütüp genişleterek.

Muhafazakârlığımız mazbut değil, kaptığını götürüyor, estetiksiz, başkasız, geçmişi ihalede.

Fütüvvet çekilince yeni solcular bile yetiştiremez oldu memleket.

Aydın yok, insan yok oluyor, dağın taşın, kurdun kuşun hakkı yeraltına veriliyor.

Çölleşen nehir yataklarından, deryalardan, ovalardan savrulan kum soframızda, yüzümüzde. Lokmamızda çıtırdayan kum.

Gün gelmiştir, artık, "yeni şeyler söylemek lâzım!". Eskisiz, geçmişsiz, geleceksiz; kendisi gibi olanlardan ibaret bir dünya kurmuşluklarda dilini yitirmişlikten değil; karşındakinin gönlünde gölgeleneni, yeşeremeyeni de ufkuna alarak, ufkunda açarak!